Mevlana Mesnevisini online okuyun.
Mesneviyi sıralı ve düzenlenmiş halde okuyup arama yapabilirsiniz.
Lâl taşının güneşin tesiriyle renk, parlaklık ve letafet elde etmesi için yılların geçmesi gerektir. Alelâde otlar iki ay içinde yetişir. Fakat kırmızı gül, ancak bir yılda yetişir gül verir.
1401 - 2100 Beyitler
Hıristiyanların cehaletine bak ki asılan bir Tanrıdan medet ummaktadır. Çünkü onlarca İsa'yı Yahudiler asmıştır. Peki, iş böyleyse ona kim imdat etsin? O padişahın yüreği, onların yüzünden kan olunca "Sen, onların içinde oldukça Tanrı onlara azap göndermez" hükmü nasıl olur da sürüp gider? Hain...
2801 - 3500 Beyitler
Dünyaya âşık olan kişi, üstüne güneş vurmuş bir duvara âşık olur. Bu parlaklığın, bu ziyanın duvardan olmayıp güneşten olduğunu anlamak için hiç zihnini yormamış ve gönlünü tamamıyla duvara vermiş olan kişiye benzer; güneşin ziyası, güneşe kavuşunca ebediyen mahrum kalır. Ve hîle heynehüm ve beyne mâ...
701 - 1400 Beyitler
Kulakları sözle meşgul olsun da akılları gülün yüzünü görme havasına kapılmasın. Hele pek aydın olan bu güneşin karşısında her delil hakikatte yol vurucudur. Çalgıcı, Türk beyinin meclisinde şu gazeli okumaya başladı: Gül müsün, süsen mi, yoksa ay mı? Bilmiyorum ki, bu perişan âşıktan ne istersin? Bilmem...
2101 - 2800 Beyitler
Cafer-i Tayyar, o şaraptan sarhoş oldu da elini ayağını feda etti! Tanrı sırrını kutlasın, Ebuyezid'in "Kendimi tenzih ederim, şanım, zuhurum ne de uludur" demesi. Dervişlerin itirazı, Bayezid'in onlara sözle değil de hakikati göstererek cevap vermesi. O muhteşem fakir Bayezid, dervişlerine "İşte Tanrı...
701 - 1400 Beyitler
Odunları yere korken halindeki heybetten yedi âzami bir titremedir aldı! Dedi ki: Yarabbi, senin duaları kutlu izleri yomlu has kulların varsa, onların hürmetine lûtfunun bir sanat göstermesini diliyorum. Şimdicek bu odun yığını altın olsun! Bunu der demez bir de gördüm ki odunlar altın olmuş,...
3501 - 3810 Beyitler
Mucize görür, aydınlanır. Sonradan der ki: O bir hayaldi. Hakikat olsaydı o gördüğüm şaşılacak şey gece gündüz gözümün önünde dururdu. Halbuki o temiz gözlerde mukimdir, hayvan gözüne karin olmaz. O şaşılacak şey, o mucize, bu duygudan utanır çekinir. Tavus kuşu, hiç dar bir kuyuya girer mi? Sakın...

